YABANCI KADINLA YALNIZ KALMAK
«Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü —bu takdirde— üçüncüleri şeytandır.» (Ahmed b. Hanbel, 1/222; 3/339. Buhâri ve Müslim'de de «yanında mahremi olmayan kadınla kimse başbaşa kalmasın.» buyurulmuştur. K. en-Nikâh, 111-112, Hac, 424.) hadisi bir kimsenin eşi ve nikâh düşmeyen yakın akraba ve hısımları dışında kalan kadınlarla yalnız kalmasını haram kılmaktadır. Böyle bir durum hem karşı cins için tahrik edicidir, hem de dedikoduya sebep olabilmektedir.
Aynı hadisin devamında Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) kadının, yanında mahremi olmadan yolculuk yapmasını da menetmiştir. İmam Mâlik (birer kavillerinde Şafii ve Ahmed), hac gibi farz olan yolculuğu bundan istisna etmişlerdir. (eş-Şevkâni, Neylu'l-evtâr, Kahire 1952. C. IV, s. 305 vd.).
İnsanların —nikâh düşecek, evlenmeleri caiz olacak— uzaklıktaki hısımlarıyle beraber olmayı önemsemedikleri için Hz. Peygamber (s.a.v.) buna da dikkati çekmiştir: «Kadınların yanına destursuz girmekten sakının.» buyurunca onlardan birisi «kocanın akrabası hakkında ne dersiniz?» demiş ve şu cevabı almıştır.- «işte bunlar (manevî) ölümdür. (Buhârî, K. en-Nikâh. 111; Müslim, K. es-Selâm, 20.)
Bu hadise göre bir İslâm kadını, kocasının kardeşi, yeğenleri, amca ve dayı oğulları gibi hısımlarının yanına açık saçık çıkmayacak onlarla yalnız kalmayacaktır; çünkü bunlar ona (yengeye) yabancıdır, nâmahremdir
|