SON ÇARE BOŞAMA ve AYRILMA
İslâmda evliliğin, ölüm dışında sona ermesi, kocanın boşaması, hâkimin ayırması ve karı-kocanın bir bedel üzerinde anlaşması yollarından biriyle olmaktadır.
Boşama son çâredir; Allah'ın sevmediği halde —ihtiyaca binâen— izin verdiği kötü bir çâredir. (Ebû-Dâvûd, K. et-Talâk, 3.) Hıristiyanlığın boşamayı yasaklaması ifrat, boşamanın tamamen serbest bırakılması tefrittir. Evliliğe yalnızca hâkimin son verebilmesi birçok sıkıntılara, kötülüklere sebep olmaktadır. İslâmın seçtiği yol; son çare olarak, en uygun zamanlarda, tedricen boşanma yoludur ve bu yol, hayatın gerçekleriyle bağdaşan orta yoldur.
Boşanma iki nevidir; Sünni, bid'i,
Sünni (sünnete uygun) boşama kadını, temiz halde iken (hayızlı değilken), birleşmeden, bir talâk ile boşamaktır. Bu da meşru bir sebebe dayanmıyorsa en azından mekruhtur.
Bu şartlara uymayan boşama bid'attır; bid'i boşama ise haramdır. (Îbnu'l-Hümâm, Fethu'l-Kadir, C. III, s. 22: İbn Kudâme, el-Muğnî, C. VII, s. 362 vd; Mukayeseli İslâm Hukuku, s. 294 vd., 304 vd.) Bazı müctehidler bu nevi boşamayı muteber saymamışlardır.
|