![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
a) Kontrolün hükmü:
Doğum kontrolü tıbbî, dini, içtimâi, iktisâdi ve milli yönleri bulunan, ilmi kongrelerden hissi münakaşalara kadar uzanan bir meseledir. Biz burada yalnızca dinî tarafını —helâl, haram açısından— tetkik edeceğiz. Burada doğum kontrolünden maksadımız meşru bir sebebe bağlı olarak, çocuk istemeyen çiftin, bunun için tedbir almasıdır. Alınan tedbirlerin en eskisi ve Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanımda tatbik edileni azil (el-azl)'dir. Azil, birleşmenin sonuna doğru erkeğin çekilmesi ve erlik suyunu dışarı akıtmasıdır. Sahabeden Câbir'in ifadesiyle Kur'ân-ı Kerim nazil olurken sahabe azli tatbik ederlerdi; bunu yasaklayan bir âyet nazil olmadı. (Buhârî, Nikâh, 96; Müslim, Talâk, 26, 27.) Rasûlullah (s.a.v.)'e azlin hükmü sorulduğu zaman bunu menetmedi; ancak Allah'ın dilediği zaman çocuğu yaratacağını, buna engel olunacağının düşünülmemesini ifâde buyurdu. (Buhârî, K. el-Büyû'. 109; İbnû Mâce, en-Nikâh, 30) Azil ile ilgili hadisleri değerlendiren müctehidlerden Ebû-Hanife, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel'e göre bir erkek, hür olan eşinin de rızasını alarak azil yapabilir. Karısı izin vermezse azil yapamaz. Şafiilerde iki görüş vardır; kuvvetli olanı, zevce izin vermezse dahi azlin yapılabileceğidir. Zahiriler azlin haram olduğunu ileri sürmüşlerse de delilleri yeterli görülmemiştir. (Muhammed Murtazâ, İtfâfu's-sâde (İhya şerhi). Beyrut tab'ı, C. V., s. 379.) Zamanımızda gebeliği önlemek için kadının kullanacağı hap ve âletler ile erkeğin kullanacağı vâsıtalar vardır; bunların da hüküm bakımından azil gibi olduğunu söyleyebiliriz. Bu önleme vâsıtaları —bünye özelliği sebebiyle— doktor tarafından menedilmedikçe ve avret yerini yabancıya (doktor, hemşire vb.) açmayı gerektirmedikçe kullanılabilir. b) Kontrolün meşru sebepleri: Evliliğin gayelerinden birisinin ve belki başta geleninin neslin devamı, müslümanların çoğalması olduğunu biliyoruz. Buna göre gebeliği önlemenin tamamen serbest (mubah) olmaması gerekir. Gazzâli İhyâ'sında bu mevzuu ele alarak azlin terk-i evlâ (daha iyisini yapmamak) kabilinden olduğunu ifâde etmiş ve şu meşru sebep ve niyetlere dayanabileceğini açıklamıştır: a) Gebe kalan câriye hürriyete ilk adımını atmış olacağından, sahibinin mülkiyeti korumak istemesi. b) Eşin güzelliğini, vücut şeklini, iş bakımından verimliliğini korumak, zayıf düşmesini ve acı çekmesini önlemek. c) Erkeğin dini hayatını ve şerefini korumak için —daha çok çalışmaya ve kazanmaya mecbur edecek— çok çocuk yapmaktan çekinmesi. (Aynı eser. s 381-382.) Buna bazı müellifler iki sebep daha eklemişlerdir: d) Umûmî ahlâkın bozuk olduğu zaman ve çevrelerde, çok çocuğu terbiye etmenin daha güç olması, e) Önceki çocuk henüz sütten kesilmemiş ise ikinci hamileliğin buna zarar vermesi. Buraya kadar üzerinde mütalaa yürütülen kontrol, ferdi doğum kontrolüdür. Devlet çapında ele alınan, cebri veya ihtiyari doğum kontrolü ve aile plânlamasının, İslâmda caiz olduğu, yukarıdaki delillere dayanılarak söylenemez. Bu deliller belli şart ve sebeplere dayalı, ferdi tedbirler ve teşebbüsler için geçerlidir. Nüfûsun geometrik, gıda kaynaklarının aritmetik oranda çoğaldığı, genel bir kontrol ve plânlama yapılmazsa insanlığın aç kalacağı... gibi sebeplere dayalı bulunan «genel ve resmi kontrol» İslama göre mesnetsizdir. (Bu konu için bk. el-Mevdûdî, Haraketu-Tahdîdi'n-Nesl, Dimeşk, 1965.) |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:54 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler