![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
1 - Ey Nefsim! Yetmişüç sene yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden
hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı. 2 - Sen, ani ve fani zevklerin bekasını arıyorsun; onun için onun izniiyle ağlamağa başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin.Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun. 3 - Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar. Fakat, kader senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatana keffaret ediyor. 4 - Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim! Kat"i kanaatın gelmiş ki; zahiri musibetler altında ve neticesinde, inayet-i İlahiyyenin çok tatlı neticeleri var. (asaentekrehu eşyaen vehüve hayrullekum) Çok kat-i bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir.Hem feleğin çarkını çeviren kanun-u İlahi, SENİN HATIRIN İÇİN o pek geniş kanun-u kaderi değiştirilmez. 5 - (men amenebil kader emineminel keder) Kudsi düsturunu kendine rehber et! Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma! Düşün ki; fani zevkler, sana manevi elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise; bilakis manevi lezzetler ve uhrevi sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiştir Ey insan! Eğer yalnız Ona abd olsan, bütün mahlukat üstünde bir mevki kazanırsın. Eğer ubudiyetten istinkaf etsen, aciz mahlukata zelil bir abd olursun. Her kim kendisini Allah'a malederse, bütün eşya onun lehinde olur. Ve kim Allah'a mal olmasa, bütün eşya onun aleyhinde olur. Allah'a mal olmak ise, bütün eşyayı terk ve her şeyin Ondan olduğunu ve Ona rücu edeceğini bilmekle olur. Allah'a hakiki abd olan, başkalarına abd olamaz. Madem her yer misafirhanedir. Eğer misafirhane sahibinin rahmeti yar ise, herkes yardır, her yer yarar. Eğer yar değilse, her yer kalbe bardır ve herkes düşmandır. Nefis Ey nefsim! Deme 'zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle şarhoştur.' Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor. Şeytanın mühim bir sinsi planı, insana kusurunu itiraf ettirmektir, ta ki bağışlanma ve Allah'a sığınma yolunu kapasın. Hem nefsi insaniyetinin enaniyetini tahrik edip, ta ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta kusur ve günahlarından takdis etsin.. Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah'a sığınır. Allah'a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur. SAİD NURSİ HZ'DEN... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: gönülden gönüle...
Cinsiyet:
Mesajlar: 649
|
Cenab-ı Hak sizden razı olsun paylaşımınız için..
__________________
Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun, inançla geril ve saygı duy! kalmasın el uzatmadığın ve alaka duymadığın bir mahzun gönül! ![]() |
|||||||||
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:14 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler