![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Aşıklı Sultan Türbesini milyonlarca kişi ziyaret etmiş ama ziyaretçilerden birisi farklıdır. Çok sık gelir Aşıklı Sultan Türbesi’ ne... Saatlerce dua eder... Ve bir gün... Sayısız ziyaretine, onca duaya rağmen bir türlü isteği yerine gelmediği için Aşıklı Sultan’ ı suçlar kendi vicdanının vicdansızlığında... Vakit gece yarısını geçtiğinde, Kastamonu’ nun ıssız sokaklarında bir gölge belirir! Aşıklı Sultan Türbesi önüne geldiğinde; - Sen evliya olsan, dualarım karşılık bulurdu. Eğer ermişsen kurtar bakalım kendini, diyerek türbeyi ateşe verir!... Herkes gibi zamanın valisi de yatağındadır... Uykuda... Bir müddet sonra, kan – ter içinde yatağından fırlar vali! Rüyasında, Aşıklı Sultan kendisine; “ Ben yanıyorum! Kalk, beni kurtar!” der. Ancak vali bu manevi işareti anlamaz ve sıradan bir rüya olarak değerlendirir. Tekrar uykuya dalar. Fakat, Aşıklı Sultan yine karşısındadır ve yangını söndürüp kendisini kurtarmasını istemektedir validen!... Vali ikinci ikazı da idrak edemez. - Hayırdır İnşa’ Allah, diyerek tekrar uykuya dalar. Bu sefer Aşıklı Sultan daha sert bir ifadeyle seslenir valiye, rüyasında; - Kalk beni kurtar dedim sana! Yanıyorum! Bu sefer aklı başına gelir valinin! Yaptırdığı tetkikte gerçektende türbenin yanmakta olduğunu öğrenir. Derhal müdahale edilir ve kısa sürede yangın söndürülür. Fakat, Aşıklı Sultan’ ın ayak kısmı yanmıştır. Bu olaya izafeten halk tarafından, türbe “Yanık Evliya” olarak anılmaya başlar. Yangının izleri hem Aşıklı Sultan’ ın ayaklarında hem de türbenin duvarlarında hala bellidir. Peki hangi güçtür valiyi gece yarısı yatağından kaldırıp yangına müdahale ettiren ?!... Ve hangi maddi kanunlarla açıklanabilir rüyası?!... Ya Aşıklı Sultan ?! O ki, asırlar önce, bir savaşta şehit düşmüştür. Fani alemden baki aleme irtihal etmiştir. Ama türbesi yanarken, bir insanın rüyasına girip imdat isteyebilmekte... Nasıl oluyor bu ?! Cevabı madde gözlüklerini takarak, ilmi kanunlara yumularak fani dünyanın çerçevesinde arayan cevapsız kalır! Cevap maneviyat alemindedir!...
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Misafir
Cinsiyet:
Mesajlar: n/a
|
Bir zamanlar dünyanın en önemli deniz güçlerinden olan ve Hint Okyanusu’nun kontrolünü eline geçiren Portekiz donanması, Yanlış hatırlamıyorsam 16. yüzyılın ilk yılları idi. Portekizli amiral Alfonso d’Albuquerque, 1513’te daha da ileri giderek Medine’ye girip Hazreti Muhammed’in mübarek mezarını Avrupa’ya kaçırmaya kalkışmış ve bu çılgın plan, Yavuz Sultan Selim’in kutsal topraklara hákim olmasıyla önlenebilmişti.
Portekizli komutan, planını tatbik için 1513’te harekete geçmişti, birçok Müslüman toprağını işgal etti ve amacına ulaşmasına Osmanlılar engel olmuşlardı. Yavuz Sultan Selim’in başında bulunduğu Osmanlı ordusuyla Memlükler arasında 1516’nın 2 Ağustos günü Halep yakınlarındaki Mercidabık bölgesinde yaşanan savaş Osmanlı tarafının galibiyetiyle bitince Mısır ve Suriye, Yavuz’un eline geçti. ( Mercidabık Savaşı Tarihte Bilinen En Kanlı Savaşlardan Birisidir ) Sizlerde Hatırlarsınız İslamportali Ailesi: orta okul ve lisede işlemiştik bu konuları ) Aklımda kalanları yazıyorum inş. ve sözlerime devam ediyorum. İslámın kutsal toprakları da kısa bir zaman sonra yine Osmanlılar’ın kontrolü altına girdi. Tüm Bunlar Yaşanırken ve Daha Başlarken Henüz Naaşın Çalinmasına Karar Verilir'ken: Ve Harekete Geçmiş'ken; amiral Alfonso d’Albuquerque ... Yavuz Sultanın Rüyasına Resul Efendimiz Girmiş , Ve Ey Yavuz Naşımı Çalacaklar. Tünel Açıyorlar Demişti... Bizler: Neye İnandığımızı ve nasıl yaşadığımızı sanırım tam anlamıyla hakkını vererek idrak edemiyoruz. Yavuz Sultan: Benim En Hayretime Giden İnsanlardan Biridir. Hemen Lafzı Geçmiş'ken: Mini Bir Bilgi Veriyim. Yavuz Sultan Selimin: Kestirdiği Kelle'ler Pramitlern Büyüklüğünü Ve Boyunu Geçiyordu. Adaleti ve Hükmü Sadece Sekiz Yıl Olmasına Karşın; Kırk Yıl Boyun'ca Kanuni Sultan Süleymanın Hazineyi Tapa Doldurama'masına Karşın Yavuz Sultan , Hazineyi Tapa Doldurmuş Ve Ülkesinin Topraklarını Genişletmişti... Sanırım: Arkasında Yürüdüğümüz , İnandığımız Ve Doğru Kişi Olarak Bildiğimiz İnsanın Arkasın'dan Yüzümüzü Çevirmeyip, Sabr Göstermek Ve Beklemek Gerekiyor.... |
|||||||||
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:16 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler