![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
--------------------------------------------------------------------------------
Bir ilkbahar akşamıydı, yola çıktığımız. Yalnız Rabbin rızasını, hoşnutluğunu kazanabilmek, ahlaksızlığın had safhaya geldiği, insanlarımızın, gençlerimizin gönüllerinde yeniden bir kıvılcım yakabilmek, yeniden özlerdeki güzellikleri dışa vurabilmek, yeniden gönüllerde bir filiz yeşertebilmekti.Bu yüzden ne olursa olsun, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın yolumuza devam edecek, Allah ve Resulünü (s.a.v.) anlatacaktık. Biliyorduk ki bu yol Allah Rasulü’nün yoludur, ve nasıl ki Resulullah’ın önüne pek çok engeller konuldu pek çok işkencelere maruz kaldığı halde insanları Allah’ imana çağırmaktan vazgeçmemiştir. Bizlerde çoğunluğumuzun Müslüman olduğu ülkemizde hiçbir engelleme yokken her müminin üzerine düşen tebliğ görevimizi yerine getirecek, insanlara yeniden Allah ve Resulünü, bu dünyanın geçiciliğini, asıl önemli olan yerin ahiret yurdunun olduğunu hatırlatarak ideolojiler dünyasının ifsad ve igfaline karşı vahyin kulpuna sağlam tutunacaktık. Teknoloji çağı denilerek, moda olarak adlandırılarak Müslümanları islamın özünden koparmaya çalışanlara karşı bizler daha çok çalışarak Resululllahın yolundan gidecektik. Allah’a Elest Bezm’de verdiğimiz sözü unutmadan bu canı Hak yolunda kullanacaktık. Hani Allahü Teala Ankebut Suresi 69. ayette buyuruyor ya: “Amma bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah mühsinlerle beraberdir.” Bu ayet ışığında en büyük yardımcımızın Allah olduğunu bilerek İstanbul’a gitmek için yola çıkmıştık. Bir zamanlar İslambol olarak anılan, Resulullah tarafından medhedilen şehre, o kutlu ashabın o mübarek yerleri bırakarak geldikleri övülen beldede, eba Eyyüb-el Ensariyi örnek alarak imansızlığa davet eden insanlığımıza özlerde ki güzellikleri hatırlatarak yeniden dirilişe vesile olacaktık. Bu amaçlarla düşülen yolda en büyük koruma ve yardımın Rabbimizden geleceğine şüphemiz yoktu ve insanları bunlara vesile kılacaktı muhakkak. Birkaç günlüğüne kalabilmek için müsaade edilen bir öğrenci evinden sonra kalabilecek yer sorunu yaşadığımızdan dolayı bazı vakıf, grup ve cemaatlerle görüşme yaptık. Ancak olumlu yanıtlar alamamıştık. Nedeni ise o cemaat ve gruba bağlı olmamamız ya da neden hazır yayınlar varken bizlerin dergimizle uğraşmamızdı. Bunların bizleri üzmesine rağmen bizler biliyorduk ki Allah için samimi bir çaba varsa, azim ve gayretle Allah yolunda mücadele devam ediyorsa, mutlaka çözüm yolları da beraberinde belirecekti. En sıkıntılı anlarımızda Rabbimizn bizlere kapıları açacağını, samimi kullarıyla karşılaştıracağını biliyorduk. Bu kullardan biri olan Tarih Öğretmeni Halil Hocayla bir öğrencisi aracılığıyla görüşmüştük. Daha öncesinden ne O bizi tanıyor ne de biz onu tanıyorduk. Hatta öğrencisiyle bile dergimiz vasıtasıyla tanışmıştık. Bizlerin kim, ne olduğunu sormadan bizlere evini açmıştı. Tek amaç Rabbin Rızasını kazanmak, Allah için atılan adımlardan bir pay alabilmekti. Amaç Allah ve Resulünün hoşnutluğu olduğu zaman Halil hoca için kimi, neymiş önemli değildi. Onun için Alemlerin Rabbi ve Kainatın Efendisi (a.s.) anlatılıyordu ya bu yeterdi. Bundan dolayıdır ki bizlere evini açmış bizlere Allah’ın emaneti gözüyle bakmış, belki anne ve babamızın bizleri korumaya çalışmasından daha çok bizleri korumuştur. Tüm ailesi ile birlikte evlerinde uzun süre kalmamıza rağmen biz onlardan emin, onlar bizlerden emin bir şekilde bizleri misafir etmişlerdi. Pek ildeçalışma yapıp, kaldığımız halde sadece rabbin rızası için uzun süre bizleri hiç kırmadan misafir eden bir aileydi. Güvensizliğin doruk noktaya geldiği günümüzde, insanların en yakınından bile çekindiği şu günlerde Halil hoca bizlere güvenmiş öyle anlar gelmişti ki evin anahtarını bile bizlere bırakarak huzur içinde gitmiştir. Onlar bir ensarın muhacir kardeşine kucak açması gibi bizlere kapılarını açmışlar ve bir ensar inceliğiyle bizlere itina göstermişlerdir. O yalnız bizlere karşı değil islamı yaşama ve yaşatma adına yapılan tüm çalışmalarda en önlerde yer almıştır. Bu amaçla öğrencilerini bilinçlendirmek için bu ramazan tüm öğrencilerine Kur’an-ı Kerim dağıtmayı düşünüyordu. Ancak nasip olmadı; bir trafik kazası sonucu Halil Hocamızı kaybettik. Ve biz şuna inanıyoruz ki Halil Hoca Şehadete nail oldu. Allah kendisinden razı olsun . Ailesine de büyük bir sabır versin inşallah . innalillahi ve inna ileyhi Raciun. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:13 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler