KILIÇ KALKAN ve MIZRAK OYUNU
Habeşistanlı müslümanların milli geleneğe dayanan mızrak oyunları ve raksları vardı. Zaman zaman bu gösteriyi yaparlardı. Hz. Ömer bir defasında bunu engellemek istemiş, Rasûlullah ona «bırak Ömer, oynasınlar» demiştir.
Hz. Aişe'ye bizzat Efendisi (s.a.) bu oyunu seyretmeyi teklif etmiş, onu ridasiyle örterek —mescidde icra edilen oyunu— Hz. Aişe usanıncaya kadar beraberce seyretmişlerdir. Rasûlullah (s.a.) «haydi Habeşliler! Gösterin kendinizi» diyerek onları teşvik etmiş (Buhârî, K. es-Salât. 69; el-Iydeyn, 25; Müslim, el-lydeyn, 17, 21...) ayrıca «eğlenceye düşkün genç kızların durumunu takdir edin, anlayış gösterin» buyurmuştur. (el-Kettânî, et-Terâtibu'l-idâriyye, Beyrut tab'ı, C. II, e. 144; Buhârî, K. en-Nikâh 82.)
Hadisler, bu ve benzeri oyunları, mescidlerde dahi oynamanın, kadınlarla birlikte seyretmenin caiz olduğunu, genç kız ve kadınları gereğinden fazla sıkmamak, baskı altında tutmamak, eğlence isteklerini anlayışla karşılamak gerektiğini göstermektedir.
Habeşliler'inkine benzer folklor eğlenceleri ve milli oyunlara kadınların katılmalarının caiz olduğunu gösteren rivayetler vardır. Bir bayram günü milli rakslarını icra eden bir Habeş'li kadını gören Peygamberimiz (s.a.) Hz. Aişe'yi seyretmeye çağırmıştır. (el-Ayni, Umdetu'l-Qâri. C. III, s. 358. Bu cevazın düğün, bayram gibi günlere mahsus bulunduğu anlaşılmaktadır. Gösteriyi yapanın tesettüre riâyet etmesi, seyredenin şehvet duymaktan emin bulunması da şarttır.)
Rivayetlerden anlaşıldığına göre Resûl-i Ekrem'in müsamaha gösterdiği eğlence bundan ibaret değildir. Hz. Aişe'nin çocukluk arkadaşlarıyle oyuncak oynamasına ve salınacakta sallanmasına da ses çıkarmamıştır. (Kettâni, ag. esr. s. 157.)
|