![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Peygamber efendimiz (sav) veda hutbesinde buyurdu:
Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. BANKALARIN KREDİ KARTI TUZAĞI bankaların dolaylı şekilde ölümlere ve intiharlara varan olaylara yol açan uygulamasıdır. kredi kartı denen ödeme aracının ne şekilde tuzak haline gelerek bir insanın tüm mal varlığına hatta kıymetli hayatına mal olur sorusunun cevabı aslında herkes tarafından az çok bilinmektedir ve özellikle devlet bu konuda önlem almadığı için bu iğrenç tuzağa ortak olmaktadır. bir zamanlar bu ülkede kumar borcundan dolayı intihar eden vakalar yaşanırdı ondan sonra devlet kumarhaneleri kapattı. şimdi ise bankalar kumarhanelerin yerini aldılar hatta açık farkla onların önüne geçtiler. eğer bir banka bir kişiye ödeyebileceği limitin üzerinde limiti olan bir kredi kartı veriyorsa bunun kumar masasında açılmış bir oyun kredisinden hiç bir farkı yoktur çünkü her ikisinin de geri ödenemeyeceği kesindir ve her ikisinide uygulanan faiz fahiştir. bankalar neden geliri az kişilere hesapsız ve limiti yüksek kredi kartı verirler sorusunun cevabı aslında çok açıktır. bankalar vergi oranlarının yüksek olduğu türkiye'de az vergi ödemek için bir şekilde fazla gider göstermek yoluna giderler. yani kar marjlarını düşürmek için bir yol bulmaları lazım. bunun için kredi kartı borçları biçilmiş kaftandır. hemen bir örnek verelim: diyelim ki sizin bir milyarlık kredi kartı borcunuz vardır ve ödeyemiyorusunuz. banka sizin yerinize bu parayı hizmet aldığınız yere ödediği için kağıt üzerinde bir milyar zararı olur ve buruya kadar herşey normaldır. tabi sizin geliriniz sabit olduğu için ve bu borca sürekli yüksek oranlardan faiz bindiği için haliyle borcunuzu ödeyemiyorsunuz. eğer bir kısmını ödeyim derseniz hayatınızın hatasını yapmış olursunuz ve sonuç değişmez çünkü bankalar yarısını ödeseniz bile tamamını baz alıp bir milyarlık borcunuzun tamamına faiz uygulamaya devam ederler. yani bir yandan hem para ödüyörsunuz diğer yandan borcunuz sürekli artıyor. bu noktada mevzuat bankaların elini açık bıraktığı için sizin bir milyarlık borcunuza korkunç faizler ve diğer yöntemler uygulayarak itina ile 4-5 milyara çıkartırlar. aradan bir sene geçmeden artık sizin bankaya olan borcunuz 9-10 milyar gibi asla ödeyemeyeceğiniz rakamlara ulaşmıştır. şimdi gelelim final bölümüne. eğer banka elinizde avucunuzda ne varsa alarak bu borç+faizi tahsil edebiliyorsa sizin gerçek borcunuzu yani bir milyarı 9-10 katı kadar faiz aldığı için korkunç bir kâr elde etmiş oluyor. şayet bu parayı tahsil edemiyorsa gene sorun değil. bu alamadığı 10 milyarı zarar olarak gösterip ödeyeceği verginin 2-3 milyarını mahsup etme hakkına sahiptir ve bu şekilde en kötü ihtimal bankanın 1-2 milyar kârı olur. eğer sizden bir miktar para da tahsil etmeye başardıysa onu da bu kâra ekleyin yani bu durumda bankanın keyfine diyecek yoktur. gördüğünüz gibi banka bu işten asla zararlı çıkmaz. her iki durumda da bu şekilde veya o şekilde banka kârlı olan taraf olacaktır. başka bir deyişle ya sizin cebinizdeki parayı son kuruşuna kadar alır yada haksızça vergisini ödemeyerek haksız bir kazanç elde etmiş olur. şimdi bankaların neden sokaklarda herkese kredi kartı dağıtmak gibi garip bir uygulamaya gittikleri daha iyi anlaşılıyor. eğer kredi kartı faizleri denetim altına alınmazsa ve biriken borca faizin uygulama yöntemi bir kurala bağlanmazsa bu durumun yaratacağı sosyal yaraların vahim bir noktaya ulaşması an meselesidir. buradaki en büyük ayıp ise bu düzene göz yuman devletin ve onun sözde denetleme kurumlarına aittir. bir zamanlar halk arasındaki adı hortumlama olan, kendi şirketlerine sınırsız kredi açma gibi yöntemlerle zengin olan kişilerin, medyanın ve devletin gözü üzerinde olduğu için yeni bulduğu bir yöntemdir bu. artık direk soyamıyorlar vatandaşı. bunun yerine, bu konularda bilgisiz olan halkımızı, kandırarak sömürüyor bankalar. 12 taksit, kart puanlarıyla bedava alışveriş, avrupa tatili gibi promosyonlar dışında, reklamlar ve medya kuruluşlarına çeşitli hediyler yollayarak, halka bilinç altı mesajlar veriyorlar. çıkan haberlerle ise kişilerin güvenini kazanıyorlar. insanlar nasılsa 1 yıl sonra ödeyeceğim diye deli gibi alışveriş yapıyor. tabi şu ayrıntıyı unutarak. siz alışveriş yaptıkça o borçlar birikiyor. 250 taksit bile olsa aldığınız ürün bir çok alışveriş yapınca aylık faturada o taksitlerin birleşimi olarak faizlerle birlikte yüksek rakamlarda borçlar ortaya çıkıyor. insanlar maaşlarına göre az bir alışveriş bile yapsa, faizle birlikte ödeyecekleri miktar maaşlarını bile geçiyor. borçlarını ödeyemeyen bu insanların aşağılayıcı ve gurur parçalayıcı bir şekilde maaşlarına el konuluyor. bu da yetmezse evine haciz geliyor. bazı kişiler ise tuzu kuru olduğu için mi yoksa aldıkları paydan mıdır bilinmez, "alışveriş yapmasınlar efendim, madem parası yok cebine göre alsın" gibi komik ifadeler kullanıyor bu olay için. şunu unutmamak gerekiyorki, insan oğlunun parlak ve cazip gözüken şeylere karşı ilgisi ilk çağdan beri gelen bir süreçtir. tıpkı sonsuz açlığı gibi bu da asla bitmeyecek bir olaydır. herkesde aynı dürtüler varken, insan üstü bir varlık gibi böyle saçma tepkiler vermek çok yanlış. kredi kartlarıyla yapılan bu açık soygunlara karşı ya devletin ciddi kanunlar çıkartması lazım, ya da halkın bankalara göz dağı vermek için bu kartlarla alışveriş yapmaması. yeni bir kanun yürürlüğe girmek üzere bu konuda, ama o kanun sadece yürülüğe girdikten sonraki mağdurları koruyor. çocuğuna bir şeker alacak kadar parası kalmamış, intiharın eşiğine gelmiş, ailesi dağılmış, insanların içine çıkacak yüzü kalmamış kişiler ise gene bu yaşamlarına devam etmek zorundalar. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Yeni Kullanıcı
Üyelik tarihi: Apr 2009
Cinsiyet:
Mesajlar: 1.870
|
Buda olayın başka bir boyutu:
TÜRKİYEDE YABANCILARA SATILAN BANKALAR ? Türkiye bankacılık sektörü son yıllarda önemli bir değişim sürecinden geçiyor. Ekonomik krizlerin ardından mali yapısı zayıflayan bankaların bir kısmı çıkışı yeni ortaklık ve satışta bulurken, bir kısmı da yola kendi başına devam ediyor. Son 4 yılda Türkiye`de 18 milyar dolarlık yatırım yapan yabancı bankalar Türk bankacılık sisteminin yüzde 42.7`sini kontrol ediyor Türkiye`de yabancılara satılan son finans kuruluşu Türkiye Finans oldu. Ülker ve Boydak gruplarının ortak katılım bankası olan Türkiye Finans`ın yüzde 60 hissesi 1 milyar 80 milyon dolara Suudi NCB`ye satılacak. Bu satış Türkiye bankacılık sektöründeki yabancı payını tekrar tartışmaya açarken, sürecin nasıl başladığına bir göz atalım... HERŞEY DEMİRBANK İLE BAŞLADI Son yıllardaki yabancı ilgisi, ilk olarak dünyanın en büyük bankacılık gruplarından olan HSBC`nin Türkiye`ye gelmesi ile başladı. Krizlerin ardından TMSF`nin el koyduğu Demirbank, 2001 yılında 350 milyon dolara HSBC`ye satıldı. Sonraki dönemde piyasa hareketsiz kalırken, 2004 yılının ardından sektöre yoğun bir yabancı girişi oldu. Birçok banka el değiştirirken, tüketiciler yeni global banka devleri ile tanıştı. Yurtdışında mali kriz nedeniyle oldukça zor günler geçiren ve bir kısmı devlet müdahalesiyle ayakta kalan Türkiye`de alan yabancı bankalar son 4 yılda Türkiye`de yaklaşık 18 milyar dolarlık banka satın aldılar. 1999 yılında, Türk bankacılık sektöründe yabancıların payı sadece yüzde 1 iken bugün yüzde 42.7`ye ulaştı. Türkiye`deki toplam mevduatın yaklaşık 100 milyar dolarlık yabancı bankaların kontrolünde bulunuyor. Yaklaşık 680 milyar dolarlık aktifin de 285 milyar dolarını yabancı bankalar yönetiyor. İLK DEMİRBANK SATILDI İlk yabancı ilgisi, ilk olarak dünyanın en büyük bankacılık gruplarından olan HSBC`nin Türkiye`ye gelmesi ile başladı. Krizlerin ardından TMSF`nin el koyduğu Demirbank, 2001 yılında 350 milyon dolara HSBC`ye satıldı. Sonraki dönemde piyasa hareketsiz kalırken, 2004 yılının ardından sektöre yoğun bir yabancı girişi oldu. TEB`İN YÜZDE 50`Sİ FRANSIZLAR`IN Türkiye Ekonomi Bankası ilk sahneye çıkanlar arasındaydı. Fransız BNP Paribas, Türk Ekonomi Bankası`nın %84.25`ine sahip olan TEB Mali Yatırımlar`ın %50`sini 216.8 milyon dolara satın aldı. 10 Şubat 2005 tarihinde gerçekleşen satışın ardından TEB çok yol kat etti. Piyasa değeri satıldığı zamana oranla %451 arttı. FORTİS 1 MİLYAR EUROYA SATILMIŞTI TEB`i daha sonra bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Hollanda-Belçika finansal grubu Fortis takip etti ve Dışbank` ın %89`unu 985 milyon euroya ( 1 milyar 280 milyon dolar) satın aldı. 2007 yılına gelindiğinde piyasa değeri %104 artan Fortis, çoğu bankanın aksine sermayesini ve özkaynaklarını da artırdı. Şube sayısını 172`den 248`e çıkarırdı, Ancak mevduat ve kâr oranlarında satıldığı zamana oranla pek bir ilerleme kaydedemedi. Fortis`in mevduatlardaki pazar payı %13 düşerken, kredilerdeki pazar payında düşüş daha dramatik bir şekilde 2007 yılında %26`ya ulaştı. GARANTİ`YE ORTAK Türkiye`nin büyük bankalarından Garanti Bankası`nın satış imzası 24 Ağustos 2005 tarihinde atıldı. Banka, ana hissedar Doğuş Holding tarafından dünya devi General Electric(GE) iştiraki Consumer Finance ile yapılan anlaşma sonucunda, %26 oranındaki hissesini 1.55 milyar dolara sattı. Garanti Bankası`nın performansı incelendiğinde ise, bankanın şube sayısını artırdığını, kredi, mevduat, özkaynak ve özellikle de kâr oranlarında gelişme olduğu görülüyor. Bankanın kredilerdeki pazar payı %25 artışla %13.6`ya, mevduatlardaki pazar payı ise %16 artışla %10`a ulaştı. YAPI KREDİ KOÇ`UN OLDU Garanti Bankası`nın satışından bir ay sonra, İtalyan Unicredito ile Koç Holding`in yarı yarıya ortaklığı olan Koçbank, Yapı Kredi`nin %57` sini Çukurova Grubu`ndan 1.182 milyar euro bedelle (1 milyar 600 milyon dolar) satın alacağını açıkladı. Satın alma sırasında TMSF yönetiminde bulunan bankanın negatif değerlerde seyreden özsermaye kârlılığı, satışı takip eden yıllarda pozitif rakamlara ulaştı ve %113`lük artışla %10`u buldu. 2006`NIN AÇILIŞI FİNANSBANK`TAN 2005`te yaşanan yoğun banka satışları 2006 yılında da aynı hızda devam etti. Yılın ilk satış haberi Finasbank`tan geldi. 3 Nisan 2006`da Finansbank`ın %46`sı, Yunanistan`ın aktif büyüklüğü açısından en büyük bankası olan National Bank`a 2.3 milyar euroya ( 2 milyar 760 milyon dolar) satıldı. Finansal çarpanlar bakımından çok yüksek bir değer üzerinden satılan banka, geçtiğimiz bir buçuk yıllık süreç içinde ciddi bir şubeleşme atağı yaptı. Şube sayısında 378`e ulaşan Finansbank, şube sayısı pazar payında %50`den fazla bir artış kaydetti. Geçtiğimiz günlerde bankanın eski patronu Hüsnü Özyeğin elinde kalan yaklaşık yüzde 10`luk hissesini de 700 milyon dolara yine Yunanlara devretti. HEMEN ARDINDAN DENİZBANK 30 Mayıs 2006 tarihinde ise Fransa-Belçika merkezli Dexia, Denizbank`ın Zorlu Holding`in elindeki %75 hissesini 2.44 milyar dolara satın aldı. 2007 yılına geldiğinde banka, piyasadan aldığı payı kredilerde az da olsa artırmakla birlikte önemli ölçüde bir sermaye artırımına gitmedi. Şube sayısı %10 artarak 299`a ulaştı. Piyasadan mevduatlarda %2.38, kredilerde ise %2 büyümeyle %3.1 pay alırken, piyasa değeri %5 düşüş gösterdi. Bankanın satış öncesi %6 üzerinde seyreden özsermaye kârlılığı, %40 artışla birlikte %9`un üzerine çıktı ŞEKERBANK`A KAZAK ORTAK 22 Haziran 2006 tarihinde ise, Şekerbank`ın %34`ünün 255 milyon dolar bedelle Kazakistan merkezli Bank Turan-Alem`e satıldığı açıklandı. Bir yıllık süreçte sermaye artırımına gitmeyen bankanın piyasa değeri %183 arttı. Pazar payları hâlâ düşük olsa da Şekerbank`ın bir yıl içerisinde büyük oranda değişim gösterdiği görülüyor. Şube sayısını 203`ten 230`a çıkaran banka, önceki pazar paylarına kıyasla mevduatlarda yaklaşık %34, kredilerde ise %88 artış sağladı. AKBANK`IN YÜZDE 20`SİNE 3 MİLYAR DOLAR 17 Ekim 2006`da Citigroup, Akbank`ın %20` sini 3.1 milyar dolara satın almak üzere anlaştı. Satışın üzerinden henüz çok kısa bir zaman geçse de bankanın piyasa değerinde %62 artış yaşandı. Mevduatlarda ve şube sayısında artış olmasına rağmen, bankanın piyasadan aldığı paylarda çok fazla değişiklik görülmüyor. Mevduat pazar payında düşüş %0,5 iken bu oran şube sayısında %2,7`ye ulaşıyor. TEKFENBANK`I DA YUNANLAR ALDI Finansbank`tan sonra Türk bankacılık sisteminde yüzde 0.2`lik bir payı bulunan Tekfenbank da bir Yunan bankasına satıldı. Yunanlı EFG Eurobank Ergasias S.A. (Eurobank EFG) Tekfenbank`ın yüzde 70 hissesine 182 milyon dolar ödedi. Bu işlem fiyatına göre, Tekfenbank`ın toplam değeri 260 milyon dolara denk geliyor. TÜRKİYE FİNANS`I SUUDİLER `İN Ülker Grubu ile Boydak Grubu`nun ortak olduğu Türkiye Finans Katılım Bankası`nın yüzde 60`ı, Suudi Arabistan`da faaliyet gösteren The National Commercial Bank`a (NCB) satıldı. NCB, bankanın yüzde 60 hissesi 1 milyar 80 milyon dolar karşılığında devredildi. Türkiye Finans Katılım Bankası`nın ortakları Ülker Grubu ile Boydak Grubu`nun ellerinde bulundurdukları yüzde 20`şer hisse ile banka yönetimindeki stratejik ortaklıkları devam ediyor. ASKERİN BANKASI YABANCI KONTROLÜNDE Ordu Yardımlaşma Kurumu`na ait Oyakbank`ın tamamı 2 milyar 673 milyon dolara Hollandalı ING Group`a satıldı. Oyakbank, bankacılık sisteminde 9. sırada yer alıyor. 362 şubesi bulunan bankanın 5 bin 500`ün üstünde çalışanı var. Turkish Bank`ın yüzde 40`ı 160 milyon dolara NBK`nin Özyol Holding`in sahibi olduğu Turkish Bank`ın yüzde 40`ı, altı ay süren görüşmeler sonunda 160 milyon dolara Kuveyt`in en büyük bankası olan National Bank of Kuwait`e (NBK) satıldı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nin en büyük holdinglerinden Özyol Holding`in sahibi olduğu Turkish Bank`ın hisselerinin yüzde 40`ı 160 milyon dolara Kuveyt`in en büyük bankası olan National Bank of Kuwait`e (NBK) satıldı. Türkiye `deki faaliyetlerine 1982`de Kıbrıs`ta kurulu olan Türk Bankası Ltd. `nin şubesini açarak başlayan Turkish Bank Grubu, şubeyi 1991`de yabancı banka statüsünden çıkararak Turkish Bank A.Ş. tüzel kişiliğine dönüştürdü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) satışı onaylarsa, Kuveyt bankası geçen ay Türkiye Finans`ın yüzde 60`ını alan Suudi sermayeli NCB`den sonra bu yıl Türkiye`ye gelen ikinci büyük Körfez bankası konumunda. ALTERNATİF BANK DA YUNANLILARA SATILDI YUNAN Alpha Bank ile Anadolu Grubu Alternatifbank`ta (ABank) ortaklık için anlaştı. Yunan Alpha Bank ve Anadolu Grubu, Alternatif Bank için holding kuracak ve yeni holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan olacak. ABank işlemi 492.5 milyon dolarlık değer üzerinden yapıldı. İşlemlerin 2007`nin ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Anlaşmanın, Anadolu Grubu`nun sahip olduğu Alternatifbank A.Ş.`nin (ABank) yüzde 94.04, Alternatif Fi-nansal Kiralama A.Ş.`nin (ALease) ise yüzde 94.88 hisselerinin yarısının ayni sermaye, yarısının ise nakit karşılığı olmak üzere tamamen Finansal Holding`e devrini öngördüğü vurgulandı. Kuşkusuz Amerika ve Avrupa borsalarının kriz yorgunu yapan bu sürecin Türkiye`ye yansımaları bilindiği gibi likidite sorunu yönü ile yaşanması bekleniyor. Artık hem reel sektör hem bankacılık kesimi artık rahat bir şekilde uygun kredi bulamayacaktır. Yine yukarıda da belirlediğiniz gibi Türkiye`de bankacılık kesiminde yabancı payı yüzde 50`lere yaklaşmış durumda. |
|||||||||
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:46 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler