![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Enbiya Ve Evliyayi Vesile Edinmenin şirk Olmayip Bilakis Caiz Olduğu
-------------------------------------------------------------------------------- Enbiya Ve Evliyayi Vesile Edinmenin şirk Olmayip Bilakis Caiz Olduğu ENBİYA VE EVLİYAYI VESİLE EDİNMENİN ŞİRK OLMAYİP BİLAKİS CAİZ OLDUGU Bir defa şunu iyice bilmeli ki, Allah'tan başkasına ibadet ve kulluk etmek olduğunu öne sürerek, Peygamberler ve evliyaların gıyablarında veya vefatlarından sonra kendilerini vesile edinmenin caiz olmadığına dair gerçek manada bir delil yoktur. Çünkü hayatta olsun olmasın birine seslenmek veya bunlara tazimde bulunmak veya Allah'tan başkasından yardım isternek veya teberrük için bir velinin kabrine gitmek ve insanlar arasında alışılmış olmayan bir istekte bulunmak veya yardım manasına gelen her hangi bir kelimeyi Allah'tan başkasından yardım talep etmek ... Evet başka bir maksada yönelik olmayan bu nev'i davranışlar Allah'tan başkasına ibadet manasına gelmez ve şirk değildir. Bu gibi davranışlara ibadet denemez, çünkü dil bilginlerine göre ibadet, huşu ile yani boy'un eğerek, tam bir teslimiyetle itaat demektir. Nitekim büyük dil ve gramer ulemasından bulunan el-Ezheri 'nin, yine dil bilginlerinin en meşhurlarından olan el-Ferrii'dan naklen söylendiğine göre ibadet Arapçada, boyun eğerek tam bir saygı, tezellül, tevazu ve teslimiyetle itaattır (33). Bazıları ise ibadeti ; huşu ve huzün, yani teslimiyetin saygı, tevazu, tezellül ve boyun eğmenin zirve noktasıdır diye tarif etmişlerdir. Dil yönünden de, örfve gelenek itibariyle de işin doğrusu budur. Evet, sırf tevazu ve tezellülün Allah 'tan başkasına ibadet etmek olduğu söylenemez, aksi halde krallara ve büyüklere boyun eğen tezeltül ve saygı gösteren herkesin kafır olması gerekirdi. Muaz bin Cebel Şam'dan gelince Resulullah Aieyhisselatü Vesselam'a secde etmişti. Resulullah, .. Bu da ne oluyor " deyince Muaz, " Ya Resulullah, Şamlıların kendi patriklerine ve piskoposlarına secde ettiklerini gördüm. Halbuki sen secde edilmeye onlardan çok daha layıksın " demişti. Bunun Üzerine Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam buyurdular ki ; " Bunu yapma, eğer ben bir kimseye secde etmeyi emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim. .. Hadis-i Şerifi ibni Hıbban, ibni Mace ve diğerleri rivayet etmişlerdir. Görüldüğü gibi sırf teberrük için Resulullah veya evliyanm kabrini ziyarete gidenleri küfürle itham edenler ibadet ve kulluğun ne demek olduğunu bilmemekte ve ta eskiden beri ve halen Peygamber'in Kabr'i Şerif'ini ziyaret etmekte olan müslümanların bu geleneklerine muhalefet etmektedirler. Sonra Peygambere teberrük için yapılan ziyaret Resul Aleyhisselatü Vesselamın, kendisini ziyaret edenlere bereket yaratacağı manasına gelmez, bilhakis O'nun kabrini ziyaret edenler bu sebeple Allah Teala 'nın kendilerine bereket yaratmasını ümid ve talep etmektedirler. Tevessülün meşruluğuna, imam Beyhaki'nin, Hazreti Ömer'in haznedarı malik id-dar' dan sağlam bir senedIe rivayet ettiği şu Hadis-i Şerif delildir: " Ömer zamanında kıtlık baş göstermişti. Adamın biri Resul Aleyhisselamın kabrine geldi ve dedi ki : Ya Resululiah, Ümmetin için yağmur iste, çünkü onlar mahvoldular !. Rüyasında adama denildi ki; Ömer' e selam söyle kendisine yağmurun geleceğini haber ver ve bir de ona eli açık ve cömert davranmasını söyle.adam Hazret! Ömer'e gelip durumu haber verince Ömer Radıyallahu Anh ağladı ve "Ya Rabbi, elimden ne geliyorsa geri koymaz yaparım" dedi. Bu adamın sahabeden Bilal bin el-Hars el-Müzeniy olduğunu söylemişlerdir. evet. bu sahabi Resulullah Aleyhisselamın kabri şerifine teberrük için gitmiştir ve bunu ne Ömer red ve tenkid etmiş ne de diğerleri.Şu halde ibni Teymiyye'nin bÖylesi bir ziyaretin şirk olduğu hakkındaki iddiası boş ve geçersizdir. Hafız Veliyyüddin el-Iraki diyor ki, Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: " Musa Aleyhisselam dedi ki ; Rabbim beni Arz-ı Mukaddes'e bir taş atımı mesafeye kadar yaklaştır. Peygamber Aleyhisselatü Vesselam da buyurdular ki ; Vallahi eğer ben yanında olsaydım onun, yolun kenarında bulunan kumlardan oluşmuş kınnızı tümseğin yanındaki kabrini size gösterirdim. " Bu Hadis-i Şerif salihlerin kabirlerini ziyaret etmek ve gereğini yapmak için bilinmesinin tercihe şayan olduğunu göstermektedir. Hafız ez-Ziya (el-Makdisi)" Salim et-Tell'in kendisine şöyle söylediğini naklediyor: Şu kabrin başında yapılan duadan daha çabuk kabul olanına rastlamadım. Kendisi uyumuş ve rüyasında bir kubbe ve yanında da esmer bir adam gönnüştü. Bu adama selam verip, " Sen Musa Rahimehullah mısın Yahut Allah'ın Peygamberi Musa mısın " diye sordu, o da evet diye karşılık verdi. Ben ona, Bana bir şey söyle dedim. Bunun üzerine bana dört parmağıyla işaret etti ve onların uzunluklarını anlattı. Bunun üzerine uyandım, ama bana ne demek istediğini anlayamadım. Bu rüyayı Şeyh Zeyyal'e anlattığımda dedi ki; Senin dört tane çocuğun olacak. Dedim ki; Ben bir kadınla evlendim, böyle bir şey olmadı. O, bunun dışında bir kadından olacak dedi, gerçekten de bir başka kadınla evlendim ve ondan döıt tane çocuğum oldu. İmam Ahmed Müsned'inde hasen bir senedIe rivayet ettiğine göre, Hafız ibni Hacer'in de dediği gibi Haris bin Hassan el-Bekri, Resululah Aleyhisselatü Vesselam'a şöyle söylemiştir; " Ad kavminin elçisi gibi olmaktan Allah'a ve O'nun Resulüne sığınırım ." (*) Bu uzunca bir hadistir. İbni Abbas'tan rivayet olunduğuna göre Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur: Yer yüzünde Allah'ın Hafaza meleklerinden başka bir takım melekler vardır ki bunlar, dökülen ağaç yapraklarını yazarlar. Dolayısıyla eğer her hangi birinizin ıssız bir arazide ayağı aksayacak olursa, ey Allah'ın kulları yardımıma gelin, desin. Hadis-i Şerifı Taberani rivayet etmiş ve Hafız el-Haysemi de bu hadisi rivayet edenlerin sahih hadislerin ricali olduğunu söylemiştir. EI-Bezzaz'ın rivayetine göre Resulullah Salallahu Aleyhi Vesellem mealen şöyle buyuruyor: " Benim sağlığım sizin için hayırlıdır, ölümüm de! Çünkü siz ben sağ iken yeni bir mesele ortaya koyarsınız. Buna karşılık size çözüm getirilir. Bu meseleyle ilgili olarak bana gelen vahiy ile hüküm verilir. Benim vefatım da sizin için hayırlıdır, çünkü sizin yapmış olduğunuz amelleriniz bana arzolunur. Amelleriniz içinde hayırlı olanına rastlayınca Allah'a hamd ederim, kötüsüne rastladığımda ise sizin için istiğfar ederim. Bu hadisi rivayet edenler sahih hadislerin ricalidir. Taberani, el-Mu'cem ül-Kebir ve el-Mu cem üs-Sağir adlı kitaplarında Osman bin Huneyften şöyle bir rivayette bulunuyor: Adamın biri Osman bin Affan'a bir ihtiyaç için gelip giderdi, fakat (Halife) Osman ne onunla ilgilenir ve ne de adamın ihtiyacını giderirdi. Adamcağız bir gün Osman bin Huneyfle karşılaştığında başına gelen bu durumdan yakındı. Osman bin Huneyf adama, Git bir abdest al, iki rekat namaz kıl, ardından şöyle şöyle dua eyle ; " Allah'ım, (*) Harıs, Allah'a ve onun Resulüne sığınırım deyince Efendimiz Aleyhisselam kendisine,şirke düştün dememiştir' ÇÜnkü Haris kendisine gerçek manada sığınılacak Zat'ın Allah olduğunu, Resulullah Aleyhiselam'a ise mecazi manada sığınılacağını biliyordu. {33) Bakınız: Lisan ül-arap ayın. be . dal. maddesı |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:48 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler