![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
İslâmda mukavele ve piyasa hürriyeti esas olmakla beraber hürriyetin mutlak olmadığına, toplumun menfaati ile sınırlı bulunduğuna işaret etmiştik. Fiyatların sun'i olarak artmasına sebep olanlar hakkında Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Pahalılığı arttırmak için müslümanların fiatlarına müdâhale eden kimseyi, kıyamet gününde büyük bir ateşe oturtmayı Allah üzerine almıştır» (Ahmed, Müsned, 5/27, 50.)
Üretimin az, tüketimin fazla olması gibi tabii âmiller dışında fiatların artması bazı müdâhalelerle olmaktadır; bunlardan birkaçını örnek olarak zikredelim: 1) İhtikâr: İhtikâr bir malı (fiatı artınca satmak üzere piyasadan çekmek, stok etmek veya piyasaya sürmemektir. Müctehidler haram olan ihtikârın hangi şartlarda gerçekleşeceği üzerinde ihtilâf etmişlerdir. Ebû-Hanife'ye göre kişinin kendi ürettiği veya başka bir şehirden getirdiği şeyi bekletmesi ihtikâr değildir. Ebû-Yûsuf, başka yerden getirileni istisna etmemiş, İmam Muhammed «oradan mal almak mutâd ise ihtikâr olur» demiştir. İlk müctehidler ihtikâr bahsinde daha çok insan ve hayvan gıdası üzerinde durmuş, bunların ihtikârının tahrimen mekruh veya haram olduğunu ifâde etmişlerdir. (el-Mavsılî, ag. esr, Cüz: IV, s. 160 vd.) Bunun sebebi ihtikârı meneden hadislerin bir kısmında «taam: yiyecek» kelimesinin geçmesidir. Ancak yukarıdaki hadis ile aşağıda gelecek hadisler, bu yasağın yalnızca yiyeceğe değil, müslümanların bütün ihtiyaçlarına şâmil olduğunu göstermektedir. «Pazara mal getiren merzuk (rızık verilmiş) ihtikâr yapan mel'ûndur (lanetlenmiştir).» (İbn Mâce, K. et-Ticârât, 6.) 2) Kabz-ı mallık ve komisyonculuk: Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) şehirdeki satıcının, köylü malını, pazara gelmeden teslim alarak azar azar pahalı satmasını yasaklamıştır. (Satıcıyı Pazara gelmeden karşılamayı meneden hadisler: Buhârî, K. el-Büyû', 64, 68, 71; Müslim, Büyû, 11, 19. Şehir ve kasabada oturanın köylü malını kapatıp satmasını yasaklayan hadisler: Buhârî, K. el-Büyû, 58, 64; Müslim, Büyû', 11, 12, 18, 20-22.) Bu mânâdaki birçok hadisin müşterek hedefi şudur: «Üretici malı doğrudan doğruya pazara arzedecek, araya başkaları girerek fiatın sun'i bir şekilde artmasına sebep olmayacaktır. Maksat bu olduğuna göre fiat artışına sebep olmayan hizmetler, yardımlar, aracılıklar, pazarlama ve dağıtım işleri memnu' değildir. Üreticinin malını tüketiciye arzeden, satıcıya müşteri bulan ve bunun için de muayyen bir ücret veya yüzde alan hizmetler meşru'dur. Buhârî'nin zikrettiğine göre İbn Abbâs, İbn Şirin, Ata, İbrahim en-Nehâî ve Hasen el-Basri gibi selef müctehidleri simsar ücretinin zararsız (caiz) olduğunu, «şunu sat, şu kadardan fazlası senin veya kârı ortak» demekte bir mahzur bulunmadığını ifâde etmişlerdir. (Ebû-Davûd, K. el-Büyû, 45; Buhârî, K. el-Büyû, 68; el-İcârah, 14; Ahmed, Müsned, 1/368.) |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:26 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler