VADE FARKI
Peşin alış-veriş yanında veresiye satış da öteden beri kullanılan bir muamele şeklidir. Peygamberimiz (s.a.v.)'in bir yahûdiden, veresiye yiyecek satın aldığını ve demir zırhını rehin bıraktığını Buhârî'den öğreniyoruz.
Ticâret erbabı umumiyetle peşine nisbetle veresiye satışlarda fark alır, vadeli olarak daha pahalı satarlar.
İşte bu vade farkını bazı fıkıh bilginleri faize benzeterek haram saymışlardır. Ancak cumhur (ekseriyet) «Bunun faize benzemediğini, para karşılığında mal satıldığını, satıcının çeşitli sebeplerle aynı malı müşterilerine farklı fiatlarla satabileceğini, fahiş fiat tahakkuk etmedikçe vâde farkına haram demek için bir sebebin bulunmadığını» göz önüne alarak helâl olduğunu söylemişlerdir. (Bu konuda bir tebliğimiz için bk. Alış-verişte Vâde Farkı, İst. 1987, s. 86-63; İslâmın Işığında Günün Meseleleri II, s. 121-182.) Bizim de katıldığımız bu görüş günümüzde, özel finans kurumlarınca geniş ölçüde uygulanmaktadır.
|