![]() |
![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Toprak sahiplerinin bizzat ziraatle meşgul olmalarının caiz ve faziletli bir iş olduğu yukarıda zikredilmişti.
Sahibinin imkânları toprağını işlemeye yetmiyorsa geriye dört yol kalır: Boş bırakmak, işleyecek birisine iyreti vermek, ortağa vermek ve kiraya vermek. 1) Boş bırakmak: Toprak bir servet ve rızık kaynağı olduğuna göre onu boş bırakmak israftır, malı boşuna harcamaktır ve Peygamberimiz (s.a.v.) malın zayi edilmesini menetmiştir. 2) Muhtaç olan birisine, karşılıksız olarak iyreti vermek Rasûlullah (s.a.v.) tarafından teşvik edilmiştir: «Kimin toprağı varsa onu eksin veya kardeşine karşılıksız (iyreti) versin. (Buhâri, K. el-Hars, 18; eş-Şurût, 7; Müslim K. el-Büyû, 89. 91, 96.) Ata, Mekhûl, Mücâhid, Hasen-i Basrî gibi bazı selef müctehidlerine göre topraktan ancak —hadisin gösterdiği— bu iki yoldan istifade edilebilir. 3) Ortağa vermek: Tarla sahibi ile emekçi arasındaki ziraat ortaklığının caiz olup olmadığı üzerinde ihtilâf vardır. Hanefilerden Ebû-Yûsuf ve Muhammed ile diğer müctehidlerin çoğu, Peygamberimiz (s.a.v.)'in Hayber toprağındaki uygulamasını göz önüne alarak bunu caiz görmüşlerdir. Mavsıli'nin öz ifadesiyle «tarla ve tohum birinden, emek ve âlet (öküz vb.) diğerinden veya toprak birinden geri kalan diğerinden yahut da emek birinden geri kalanı diğerinden olursa sahihtir.» (El-İhtiyar, Cüz: III, s. 76.) Böyle bir ortaklıkta taraflardan birinin «şu kadar ölçeği veya tarlanın şu kısmından çıkanı benim, geri kalanı senin» demesi caiz değildir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) Medine'ye geldiği zaman böyle yapıldığını görmüş ve «karşı tarafın zarara uğrayabileceğini söyleyerek» bunu yasaklamıştır. (Buhârî. K. el-Hars, 18; eş-Şurût, 7; Müslim, K. el-Büyû, 99, 112, 117.) Hisselerin onda, yüzde gibi... bir nisbetle tayin edilmesi gerekir. Meselâ «onda altısı emekçiye, dördü tarla sahibine olmak üzere» denebilir. Nisbet yerine ortaklardan birine muayyen bir miktar ayrılırsa, tarla fazla mahsul vermediği zaman diğer ortak zarara uğramış, eli boş çıkmış olur. 4) Kiraya vermek: Tarlayı para, tahıl gibi bir bedel karşılığında kiraya vermek caiz midir? Bu konu da müctehidler arasında tartışılmış, meneden bir hadise dayanan birçok müctehid bunu caiz görmemiştir. (İbn Rüşd, Bidâyetu'l-Müctehid, C. II, s. 185.) Hanefilerin de dahil bulunduğu bir grup müctehid ise sıhhat şartlarına riayet edildiği takdirde bunun da —diğer şeyler gibi— kiraya verilebileceğini ifâde etmişlerdir. Çıkacak olan mahsulün belli bir nisbetine (meselâ beşte, altıda... birine) kiraya verilir, birşey çıkarmadığı takdirde kira alınmazsa ihtilâftan çıkılmış, bir nevi ziraat ortakçılığı yapılmış olur. Ortakçılık mevzuundaki nasslara ve hükümlere bakılınca şöyle bir neticeye varmak mümkündür: a) Ortak iş- karşılıklı menfaat doğurduğu, topluma da faydaları bulunduğu için meşrudur, caizdir, teşvik edilmiştir. b) Ortakçılık kuvvetlinin zayıfı ezmesine, taraflardan birinin zarara uğramasına, ihtilâfa düşmelerine sebep olacak şekilde yapılmış ise caiz değildir. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:28 .
http://www.islamportali.com
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 |
|
ExForum |
Rüya Tabirleri |
Dini Hikayeler