İrtidat mevzusu Risale-i Nurlarda işlenmiş mi.?
Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur eserlerinde bu mevzuyu doğrudan işlemiş değil. Ancak bu konunun mütemmimi olarak risalelerde bazı izahatlar yapmışlardır. Mesela; Mesnevi-i Nuriyede Katrenin hatimesinde ye's mevzusunu anlatırken, günahlarda aşırıya gitmeyenlerin yapmış oldukları tevbelerin ciddi bir dönüşle kabul edilebileceğini ayeti kerimeyi delil getirerek ifade etmişlerdir.
Ancak sizin sorunuz bu işte aşırıya gidenlere yönelik olduğundan bu mevzuyu da şu şekilde ifade etmeye çalışalım.
"İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir." (Nisa 137)
İrtidat edipte tekrar dinden dönen insanların tevbesi kabul olur. Ancak dinden çıkıpta tekrar dinden dönen ve bu işi devamlı yapıp sanki dinle alay eden insanların tevbesi kabul olmaz.
Şu da muhakkak ki, önce iman etmiş, sonra inkâr etmiş, sonra iman etmiş, sonra yine küfretmiş ve tamamen küfre dalmış olanlar, böyle imandan küfre, küfürden imana dönerek sonunda küfürde karar kılmış ve bu şekilde küfürü çoğaltmış olanlar yok mu, hiçbir şekilde Allah'ın bunları affetmesine ve doğru yola sevketmesine ihtimal yoktur. Yani iman ederlerse kabul etmez değil, fakat çoğunlukla bunlar kalpleri mühürlü olduklarından can çekişme zamanına gelmedikçe iman etmezler ve belki o zaman bile etmezler. Ve iman etmeyince de âyeti delaletince asla af yüzü görmezler. Tevbenin kabul edilebileceği bir zamanda tevbe edip ihlas ile iman etseler, gelecek olan istisnası gereğince kabul edilir ve affedilebilirlerdi ama tevbe etmezler ki.
|