GİRİŞ
Yiyecekler ve içecekler mevzuunda tarih boyunca dinî cemâatlerin ve bazı filozofların düşünce ve davranışları farklı olmuştur; bunları ifrat, tefrit ve itidal ölçüleri içinde toparlamak mümkündür.
Hayvanın da insan gibi can taşıdığını, kıymaya hakkımız bulunmadığını ileri sürerek et yemeyi haram sayan brehmenler ile bazı filozoflar ifrata gitmişlerdir. Umumiyetle bitkiler hayvan ve insanlar için, hayvanlar bazı hayvanlar ile insanlar için, insanlar ise Allah'a kulluk için yaratılmıştır; tabii nizam budur.
«Ağızdan giren değil, çıkan onu pisler» diyen Pavlus'a dayanarak yeme ve içme sınırını çok geniş tutan hristiyanlar da aşırıya sapmışlardır.
Meşru yoldan elde edilen temiz ve faydalı şeyleri helâl kılan İslâm ise itidali temsil etmektedir. (el-Bakara, 2/168.)
|